Binaların yeniden yapılması yönünde karar verirken hem can güvenliğini sağlaması hem de yapılan yatırımın avantajlı bir yatırım olabilmesi için binaların uzun süre güvenle hizmet vermesi beklenir.
  • Binaların uzun süre güvenle hizmet verebilmesi ayakta kaldıkları süre zarfında karşılaştıkları çevresel ve kullanım koşullarından kaynaklanan yük ve etkilere karşı yeterli emniyete sahip olmaları ile olur.
  • Amaçları dışında kullanılmayan bir binada ise ülkemizde binalarımızı zorlayan en büyük çevresel faktör genelde deprem yükleri olmaktadır.
  • Deprem durumunda binaların can güvenliğini sağlaması için binaların tasarımı sırasında deprem yükleri dikkate alınarak tasarımı yapılması gerekir. Bu ise inşaat mühendisliği branşında özel bir alan olan yapısal deprem mühendisliğinin uzmanlık alanıdır.
  • Ülkemizde bu alanda lisansüstü eğitim almış mühendislerimizden bu hizmeti almak binalarımızın uzun yıllar güvenle hizmet etmesi bakımından önemlidir.
  • Ülkemizde AFAD koordinatörlüğünde binanın yapılacağı konumdaki deprem ivmesini elde edebilmek için Deprem Tehlikesi Haritası hazırlanmıştır.
  • Binanın bulunduğu lokasyondaki tasarımın yapılacağı deprem düzeyine göre elde edilen yer ivmeleri yerel zemin koşullarının da etkisi dikkate alınarak en büyük yatay ve düşey yer ivmesi değerlerine dönüştürülerek elde edilir ve depreme dayanıklı yapı tasarımında bu ivmeler dikkate alınır.
  • Depreme dayanıklı bina yapı tasarımında dikkat edilmesi gereken önemli konular yeterli rijitlik, dayanım ve sünekliğin sağlanmasıdır.
  • Bu şartların sağlanması yapının taşıyıcı sistem türünden türüne farklı koşulların sağlanması ile mümkün olmaktadır.
  • Betonarme yapılar için bina geometrisinin düzgün seçilmesi, taşıyıcı sistem elemanları içindeki donatıların tasarımına(donatı detaylarına) özen gösterilmesi, düzensizliklerden kaçınılması daha önemli olurken çelik yapılar için birleşim noktaları ve burkulma hesapları daha ön plana çıkmaktadır.
  • Bu konular tabi ki de malikler tarafından bilinmek durumunda değildir. Ancak önemli olan farkındalığı artırmaktır.
  • Proje müelliflerinin seçiminde ve bu projelerin uygulanmasında uzman şirket arayışının artması paralelinde ülkemizdeki güvenli ve kaliteli yapı stokunu artırmayı da beraberinde getirecektir.
  • İnşaat yapım aşamasında sektörde sahada tecrübe kazanmış bir inşaat mühendisine veya yapı müşavirlik firmasına imalatların kontrol edilmesi için hizmet alınması. Bu şekilde müteahhit veya taahhüt firmasının sözleşmeye sadık kalarak imalatlarının yapılması, hakkediş ödemelerinin doğru tespiti, iş planının takibini ve mal sahiplerinin güvenceye alınması sağlanır.  Ülkemizde bu hizmet genellikle mal sahipleri tarafından maddi yük olarak değerlendirilmektedir. Buna karşın mal sahipleri bu hizmeti almadıklarında bazen uğradıkları kaybın bu hizmet alırken ödeyeceklerinin çok üstünde olduğunun farkında bile olmuyor.